22 Ekim 2011 Cumartesi

Arjantin'den örnek bir arıcılık işletmesi - Malka Queens

Bugün size, Arjantin’den, örnek bir arıcılık şirketinden bahsetmek istiyorum. Malka Queens/ Malka Kraliçeleri Arıcılık Şirketi ve kurucusu Martin BRAUNSTEIN’dan. Aşağıda yazdığım tüm bilgiler adı geçen firmanın sayfasından alınmış ve tarafımdan Türkçe’ye çevirisi ve özetidir. 

…

Şirketin sahibi Martin Braunstein. Tam emin değilim am soyadı bende sanki Alman bir geçmişi olduğu izlenimini uyandırdı. Neyse bu beni çokta ilgilendirmez. Braunstein, Şubat 1990’da, arıcılık şirketlerinde çalışmak üzere, ABD’ye gitmiş ve burada Kaliforniya(California)’da “Honeybee Genetics” arıcılık şirketinde, Corciya(Georgia)’da “Plantation Bee” arıcılık şirketlerinde çalışmış. Daha sonra ise 1992 – 1993 yılları arasında, eşi Sonia Verottoni ile birlikte Corciya(Georgia)’da “Wilbanks” Arıcılık Şirketinde çalışmış. Çiftin bu 3 büyük Amerikan arıcılık şirketinde edindiği tecrübe, Arjantin’de, kraliçe yetiştiren en büyük arıcılık şirketini kurmalarına (MALKA QUEENS – MALKA KRALİÇELERİ) temel teşkil etmiştir.


Martin BRAUNSTEIN ve Eşi Sonia VERETTONI

 Şirket, kendisine hedef olarak, arıcılara kaliteli eşleşmiş kraliçeler tedarik etmeyi ve arıcıların, toplum refahının arttırılması ve çevrenin korunmasına olan katkılarını desteklemeyi seçmiş.



Şuan Malka Queens Arıcılık Firması, Dünyanın dört bir yanına 24 saat içinde kraliçe arı gönderebilmektedir ancak kargo maliyetleri açısından en az sipariş miktarı 100 kraliçedir.



Malka Queens Arıcılık Şirketi’nin Orta Arjantin’de kurulmasının birkaç sebebi var; bunlardan birincisi Kuzey Yarımküre’deki arıcıların Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarında ortaya çıkan acil kraliçe arı ihtiyacını karşılamak, ikincisi, 2005 yılında Orta Arjantin’in, OIE (Dünya Hayvan Sağlığı Teşkilatı) tarafından küçük kovan böceği (Aethina tumida) ve Tropilaelaps akarından (Tropilaelaps mite) ari bölge ilan edilmesi ve üçüncü olarak da Orta Arjantin’in yine aynı kuruluş tarafından Afrikanize olmuş arılardan ari bölge ilan edilmesidir.
BURADA BİR PARANTEZ AÇIYORUZ  
[

Küçük Kovan Böceği - Kurtçuk

 Küçük Kovan Böceği - Ergin
 Küçük Kovan Böceği

 Küçük Kovan Böceği kurtçukları peteklerin içinde



] PARANTEZİ KAPADIK
 
Malka Queens Arıcılık Şirketi, yetiştirdiği kraliçeleri bugün 8 ülkeye (İngiltere, Fransa, İspanya, Almanya, Libya, Hong Kong, İtalya, Hollanda Antilleri, Lübnan) ihraç ediyor. (Sanırım mevcut durum nedeneiyle Libya'ya ihracat durmuştur diye düşünüyorum.)

Malka'da işler nasıl yürüyormuş bir de videolarla izleyelim...!!!

Yetiştirci kraliçenin bakımı

Yapay kraliçe yüzüklerinin oluşturulması

Yüzüklere larva aşılanması

Başlangıç kovanlarının bakımı

Yüzük inşa eden kovanlarda yavruların haftalık aktarılması

Kraliçe yüzüklerinin çıkarılması

Olgun yüzüklerin bakımı

Paket arıların oluşturulması

Sun-i erkek arı üretimi

Karbondioksit kullanarak çiftleştirme kovanlarının oluşturulması

Çiftleşme bölgesinde su kaynağının oluşturulması

Hibrit kafkas kraliçenin paketlenmesi

Hibrit buckfast kraliçenin paketlenmesi

Safkan italyan kraliçenin paketlenmesi

Yeni kraliçe yüzüğünün verilmesi

Çiftleşmiş kraliçelerin izlenebilirliği

Kraliçe bankalarının bakımı

Kraliçe arıların ihracat için hazırlanması

Kraliçe ihracat sevkiyatı

Kraliçelerin kovanlara verilmesi

Arıcı Kral’ın Notu: Bu videoların yayımlanmasındaki amacım ülkemize yabancı arı ırklarının girmesini teşvik etmek değil, aksine kraliçe arı yetiştiriciliği ile uğraşan arıcılarımıza bir örnek gösterebilmektir. Elbette ki hayalimiz Anadolu’daki gen kaynaklarımızın korunması ve yerli arı ırklarımızın bulunarak ıslah edilmesidir.


11 Ekim 2011 Salı

Arılıklarda Yabani Otlarla Mücadele

Son üç gündür yağmur çok yağdı yine. Zayıf kolonilerim var, düzenli şerbet veriyorum. Dün de hava yer yer yağmurlu olmasına rağmen hazırladım şerbetimi, çıktım yola. 
 Yolda giderken yağmur çiseliyordu. Geçen seferki kadar olmasa da her yer göl olmuş. Belli ki yağış yine fazla. 
Karayolları, her zaman olduğu gibi, yapmış yapacağını. İyi kötü bir asfalt yol vardı. Bazı bölgelerinde aşırı yalaklar olsa da fena sayılmazdı. Belli ki asfalt yapacağız diye yola greyder çekmişler ve eski asfaltın çoğunu sıyırmışlar. Ama her işimizde olduğu gibi yarım bırakılmış, devamı yok. Artık bu yağan yağmurdan sonra iyice berbat olur.
Arılığa geldik, bizimkilerde ses seda yok. Herkes kovanına çekilmiş.
 
Şerbet verirken gözüme yerdeki otlar takıldı. Bahar gelmesine daha çok zaman olmasına rağmen, kıyıda köşede kökü sağlam olan otlar patlamaya başlamış.
Ot demişken aklıma yabani otlarla mücadele geldi. Bu konuda keşfettiğim bir ot ilacını ve geçen yaz edindiğim tecrübeyi sizinle paylaşayım.
Her yıl Mart ayında, havaların ısınmasıyla birlikte patlayan yabani otlar, her arılığın ciddi sorunudur aslında. Başlangıçta boyları kısa olduğu için ve kovanlar yerden yüksek olduğu için pek bir sıkıntı yaratmazlar. Ama bahar yağışlı geçerse, o zaman coşarlar. Kovanların uçuş deliklerini kapadıkları bile olur. 



Bu durumda kovan sayınız azsa önlerini çapalayıp ottan arıtabilirsiniz. Peki ya kovan sayınız çoksa? O zaman manzara buradaki gibi olur. Arıcı kovanlarının işlerini zaten zor yetiştiriyordur. Birde bu otları çapalayacak!
Motorlu tırpan deseniz bizzat denedim. Elimde bir adet Castor 55D motorlu tırpan var, babamın zeytin bahçesinde, ağaçların diplerindeki otlarla mücadele etmede kullanıyoruz.  
 
2011 Mayıs’ında bu motorlu tırpanla, yukarıda resimde görülen kovanların arasını biçmeye kalktım. Sonuç facia idi, sadece 10 dakika dayanabildim. Tırpan çok fazla ses çıkardığı için kovanlar çok aşırı kızdı ve 10 dakikanın sonunda onlarca arı önlüğümün üstüne yapışmış beni sokmaya çalışıyordu ve belki bir o kadarı da tırpanı ve tırpanın kafasında dönen hareketli misine kafasını sokmaya çalışıyordu. Eve gelince saydım, arılar iyi giyinmeme rağmen 20’den fazla yerden sokmuştu. Otlarsa sadece 2 hafta kadar durakladı, sonra daha gür çıktı. Aklıma ot ilacı kullanmak hemen geldi fakat otlardan kurtulalım derken, ya arıları da zehirlersek ne yapardık. Tam da “Böyle giderse yandık, işimiz var” diye kaygılanırken, zirai mücadeleye gayet hâkim bir ziraat mühendisi arkadaşıma rastladım. O da bana “Paraxone” isimli ot ilacını önerdi.
 
Praxone’u bir Türk ilaç firması olan Hektaş çıkarıyor. Fiyatı da öyle pahalı değil. 10 – 15 lira arası. Ve en büyük özelliğ de “ARILARA ZARARLI DEĞİL” !!! Tek yıllık otsu bitkilere karşı kesin çözüm, atıyorsunuz ve bir hafta içinde hepsini kurutuyor. Fakat çalı, böğürtlen gibi odunsu gövdesi olan bitkileri öldürmüyor, onların sadece yapraklarını kurutuyor. Kökleri ölmediği için bu tür bitkiler, kısa süre sonra tekrar patlayıp yaprak çıkarıyor.
Ben bu ot ilacını bizzat denedim ve müspet sonuç aldım. Belki sizin için arılık gibi bir yerde ot ilacı kullanmak gereksiz olabilir ama gezginci arıcı değilseniz, o zaman arılıktaki otlar büyük problem
İlaç hakkındaki daha fazla bilgiyi aşağıdaki sayfadan da alabilirsiniz.



 
Arılıkta keyifle geçirilen iki saatten sonra eve dönerken hava tamamen kararmak üzereydi ve güneş son pırıltıları ile gökyüzünde son ışık oyunlarını yapıyordu.